Feed on
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘İslami Yazılar’ Category

Yusuf-u Devran

Çağınızın Yusuf’uysanız, bir sağanak gibi inen iptilalara hazır olacaksınız. Yusuf’luğun şanındandır acılarla sınanmak. ‘Kardeşlerinizin’ bile hışmını üzerinize çekecek güzelliğiniz. Yakub’un umudu olmanızı içlerine sindiremeyecekler.
Hırçınlaşacak, gaddarlaşacaklar; kendilerinin alternatifi olarak gördükleri sizi yok etmek için her biri bir hile düşünecek. En acımasızı varlığınızı ortadan kaldırmayı deneyecek; bunu ağır bulan kimileri görüntünüzün ortadan kaybolmasını yeterli bulacak, kimi de [...]

Read Full Post »

Saadet asrında, iman ile küfrün en keskin biçimde yüzleştiği denklemlerden biri, Bilâl-Ümeyye denklemidir.
Ümeyye b. Halef, Kureyş’in reislerinden ve zenginlerindendir. Bilâl b. Rebah ise, onun Habeş asıllı siyahî kölesi…
Hz. Peygamber Rabbinden gelen “Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar! emrine binaen hakkı tebliğe başladığında, ona en sert ve en kaba tepkiyi verenlerden biridir Ümeyye. Kendisi gibi Mekke’nin [...]

Read Full Post »

Hatırla Yaradanını

“Seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi dalalete düşürürse, artık onun için hidayet edecek yoktur.”(Zümer, 36)
Ey nefsim;
Bir an olsun unutma Yaradanını…
Sadece başına bir felaket geldiğinde değil, bir musibet ya da hastalığa maruz kaldığında değil, daima hatırla O’nu. Zira O’ndan uzak olunmaz, O bize her şeyden, herkesten yakın. Bizi O’ndan başka her an gözeten, ihtiyaçlarımızı karşılayan var [...]

Read Full Post »

BİR MEDENİYETİMİZ VARDI
“Ben müslümanım kadim güneşin arkadaşıyım. Her şeyi kazandım sonra hepsi elden gitti.” ( Endülüs lü bir göçmenin mağara duvarına yazdıklarından)
İstekler denizinde boğulmadan önceydi.
Heva ve heves selinde çerçöp, şehvet dehlizlerinde sürünmeden önceydi.
Taklit etmeden, hakkı ve hakikati de tenkitten önceydi
Süte su katmadan
Arıya şeker vermeden
Daha küfür/kötülük; bilimi gasp etmeden önceydi
İşte o vakit;
Bir medeniyetimiz vardı.
Çok eskiden, insanlık [...]

Read Full Post »

Ey yâr, susuşum sözümü esirgemekten değil. Sana değen sözleri çoktan yitirdim; dudağım avare, dilim perişan.
Aklım ermiyor ki, sustuğumu bileyim. Kalbim ayılmıyor ki sana hitap edeyim. Kelimelerin sıcağı kaçmış, hece hece küllenmişler; sükût lehçesinde aç susuz bir mülteciyim şimdi. Seni taşa benzettiler. Öyle dilsiz, öyle hayatsız, öyle duygusuz diye. Değirmende konuşan taş değil midir peki? Acıyı [...]

Read Full Post »

Allah:
“Gevşemeyin, üzülmeyin, en üstünsünüz, eğer inanıyorsanız? Buyuruyor. (Al-i İmran, 3:139)
Bu uyarı, inanan bir bilincin, bir düşüncenin ve ölçünün şeyler, olaylar, değerler ve kişiler karşısında sürekli takınması gereken tavrı belirlemektedir.
Bu uyarı, mü’min bir benliğin her şey, her konum, her değer ve herkes karşısında sürekli takınması gereken üstünlük durumunu ifade eder. İmanı ve imandan kaynaklanan bütün değerleri, [...]

Read Full Post »

Büruc suresinde anlatıldığı gibi Ashab-ı Uhdud olayı, her yerde ve her kuşakta insanları Allah’a davet eden mü’minlerin üzerinde durup düşünmesi gereken önemli bir hakikattir.
Kur’an mü’minler için yol işaretleri çizmekte ve gayb aleminde, örtüler altında Allah’â gizlediği, yol boyunca karşılaşmaları olası ihtimallere onların benliklerini hazırlamaktadır.
Uhdud ashabı, Rab’lerine inanmış ve imanlarını herşeyden yüce tutmuş bir cemaatin [...]

Read Full Post »

Dostmu Dersin…

Dost mu dersin,arama taa oralarda,neden bakarsın ki bu kadar uzaklara..?
Bazen olur,görürsün onu kapının ardında,belki de eşikte iki oda arasında kaldığında!!
Eğer aradığın zor günde,sevdiklerin birbirinden köşe bucak kaçtığı günde tutmaksa elini,
öyle bir yerde karşılaşmalısın,öyle bir yerde tanışmalısın ki onunla;
başladığı gibi devam edip,her geçen gün daha da büyümeli,
güvenmelisin nasıl inandıysan Allahu tealanın varlığına,
son anda o yetiştiği zaman [...]

Read Full Post »

Ya İlahi, bu yürek Sen’in için Sana yanmak ister..
Öyle yanayım ki..
Ya İlahi..
Sevdan geceleri uykumu bölsün, günün aydınlığında gafleti silsin..
Her hâl’de Sen’i arayım, her hâl’imle Sen’i bulayım..
Her kapının anahtarı Sen’de Ya İlahi..
Sana gelen tüm kapıları arala, sessizce süzülüp geleyim yanına..
Sana gelen yollarda beni nefs eline bırakma,
Dostlarını yoldaş eyle yolculuğumda!
Sen tut ki.. yüreğimin elinden, ayağıma çakıl ve [...]

Read Full Post »

Yaşadığınız gibi ölecek…
Öldüğünüz gibi dirilecek…
Dirildiğiniz gibi haşrolunacaksınız…
Münafıkların haberine bakalım. Ne buyurmuştu Mevla’mız:
“Onlar: Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır, diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.”(63-Sekiz)
“Medine’ye dönersek elbette kuvvetli olanlar, zayıf olanları oradan çıkaracak” bu sözü münafıkların reisi olan Übeyy İbn–i Selûl söylemişti.
İbn–i Selûl bu [...]

Read Full Post »

Önceki Yazılar»