<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>www.dostsever.com</title>
	<atom:link href="http://dostsever.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dostsever.wordpress.com</link>
	<description>dostsever islami sohbet ve islami bilgiler sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Dec 2011 16:29:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='dostsever.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>www.dostsever.com</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://dostsever.wordpress.com/osd.xml" title="www.dostsever.com" />
	<atom:link rel='hub' href='http://dostsever.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>HAREZMİNİN HAYATI VE ESERLERİ</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/harezminin-hayati-ve-eserleri/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/harezminin-hayati-ve-eserleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 11:18:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk ve İslam Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=510</guid>
		<description><![CDATA[CEBİR VE SIFIRIN MUCİDİ HAREZMİ Harezmî, IX. yüzyılda yaşayan ve cebir alanında ilk defa eser yazan Müslüman Türk bilginidir. Harezmî 780 yılında Harezm’de doğdu. Daha sonra ilim öğrenmek amacıyla, kendi döneminin ilim merkezi olan Bağdat’a gitti. Abbasi Halifesi Me’mun, Bağdat’ta kurduğu kütüphanenin (Darülhikme) idaresini kendisine verince, matematik ve astronomi kaynaklarını uzun süre inceleme imkanı bulmuştur. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=510&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#ff0000;"><a href="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/harezmi1.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-511" title="harezmi" src="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/harezmi1.jpg?w=110&#038;h=150" alt="" width="110" height="150" /></a></span></p>
<p><span style="color:#ff0000;">CEBİR VE SIFIRIN MUCİDİ HAREZMİ</span></p>
<p>Harezmî, IX. yüzyılda yaşayan ve cebir alanında ilk defa eser yazan Müslüman Türk bilginidir. Harezmî 780 yılında Harezm’de doğdu. Daha sonra ilim öğrenmek amacıyla, kendi döneminin ilim merkezi olan Bağdat’a gitti. Abbasi Halifesi Me’mun, Bağdat’ta kurduğu kütüphanenin (Darülhikme) idaresini kendisine verince, matematik ve astronomi kaynaklarını uzun süre inceleme imkanı bulmuştur.</p>
<p>Bağdat’taki bilimler akademisi Darülhikme’de görev alan Harezmî, matematik, astronomi ve coğrafya alanında değerli çalışmalar yaptı.</p>
<p>Harezmî, ilk defa, birinci ve ikinci dereceden denklemleri analitik metotla; bir bilinmeyenli denklemleri de cebirsel ve geometrik metotlarla çözmenin kural ve yöntemlerini tespit etti. Matematikte ilk kez sıfır rakamını kullanan Harezmî, cebir bilimini metodik ve sistematik olarak ortaya koydu. Kendisinden önceki cebire ait konuları, yine ilk kez ‘cebir’ adı altında sistemleştirdi.</p>
<p>Harezmî, matematik, astronomi ve coğrafya alanında çok sayıda eser yazdı. Yeryüzünün çapına ait hesaplarını Kitâbu Sûreti’l-Arz adlı kitabında topladı. Bu eserde, Nil Nehri’nin kaynağını açıklayan Harezmî, Batlamyus’un astronomik cetvellerini de düzeltti. Güneş ve ay tutulmasına dair incelemelerini topladığı Zîcü’l-Harezmî adlı eserinde ise, astronomi için gerekli trigonometri bilgi ve cetvellerini de verdi. Harezmî, 850 yılında Bağdat’ta vefat etti.</p>
<p>Horasan bölgesinde bulunan Harzem’de temel eğitimimini alan Harezmi, gençliğinin ilk yıllarında Bağdat’taki ileri bilim atmosferinin varlığını öğrenir. İlmi konulara doyumsuz denilebilecek seviyedeki bir aşkla bağlı olan Harezmi ilmi konularda çalışma idealini gerçekleştirmek için Bağdat’a gelir ve yerleşir. Devrinde bilginleri himayesi ile meşhur olan Abbasi halifesi Mem’un Harezmi’deki ilim kabiliyetinden haberdar olunca onu kendisi tarafından Eski Mısır, Mezopotamya, Grek ve Eski Hint medeniyetlerine ait eserlerle zenginleştirilmiş Bağdat Saray Kütüphanesi’nin idaresinde görevlendirilir. Daha sonra da Bağdat Saray Kütüphanesindeki yabancı eserlerin tercümesini yapmak amacıyla kurulan bir tercüme akademisi olan Beyt’ül Hikme’de görevlendirilir. Böylece Harezmi, Bağdat’ta inceleme ve araştırma yapabilmek için gerekli bütün maddi ve manevi imkanlara kavuşur. Burada hayata ait bütün endişelerden uzak olarak matematik ve astronomi ile ilgili araştırmalarına başlar.</p>
<p>Bağdat bilim atmosferi içerisinde kısa zamanda üne kavuşan Harezmi, Şam’da bulunan Kasiyun Rasathanesi’nde çalışan bilim heyetinde ve yerkürenin bir derecelik meridyen yayı uzunluğunu ölçmek için Sincar Ovasına giden bilim heyetinde bulunduğu gibi Hint matematiğini incelemek için Afganistan üzerinden Hindistan’a giden bilim heyetine başkanlık da etmiştir.</p>
<p>Harezmi’nin latinceye çevrilen eserlerinden olan ve ikinci dereceden bir bilinmeyenli ve iki bilinmeyenli denklem sistemlerinin çözümlerini inceleyen El-Kitab ‘ul Muhtasar fi’l Hesab’il cebri ve ‘l Mukabele adlı eseri şu cümleyle başlar :</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Algoritmi şöyle diyor: Rabbimiz ve koruyucumuz olan Allah ‘a hamd ve senalar olsun”</strong></p>
<p>Bugünkü bilgisayar bilimi ve dijital elektroniğin temeli olan 2′lik(binary) sayı sistemini ve 0(sıfırı) bulmuştur.</p>
<p>Cebir sözcüğü de Harezmi’nin “El’Kitab’ül-Muhtasar fi Hısab’il Cebri ve’l-Mukabele” (Cebir ve Denklem Hesabı Üzerine Özet Kitap) adlı eserinden gelmektedir. Bu eser aynı zamanda doğu ve batının ilk müstakil cebir kitabı olma özelliğini taşımaktadır.</p>
<p>Matematik alanındaki çalışmaları cebirin temelini oluşturmuştur. Bir dönem bulunduğu Hindistan’da sayıları ifade etmek için harfler ya da heceler yerine basamaklı sayı sisteminin (bkz. onluk sistem) kullanıldığını saptamıştır. Harezmi’nin bu konuda yazdığı kitabın Algoritmi de numero Indorum adıyla Latince’ye tercüme edilmesi sonucu, sembollerden oluşan bu sistem ve sıfır 12. yüzyılda batı dünyasına sunulmuştur. Hesab-ül Cebir vel-Mukabele adlı kitabı, matematik tarihinde birinci ve ikinci dereceden denklemlerin sistematik çözümlerinin yer aldığı ilk eserdir. Bu nedenle Harezmî (Diophantus ile birlikte) “cebirin babası” olarak da bilinir. İngilizce’deki “algebra” ve bunun Türkçe’deki karşılığı olan “cebir” sözcüğü, Harezmî’nin kitabındaki ikinci dereceden denklemleri çözme yöntemlerinden biri olan “el-cebr”den gelmektedir. Algoritma (İng. “algorithm”) sözcüğü de Harezmî’nin Latince karşılığı olan “Algoritmi”den türemiştir ve yine İspanyolca’daki basamak anlamına gelen “guarismo” kelimesi Harezmî’den gelmektedir.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">ESERLERİ</span></p>
<p> <span style="color:#ff0000;">Matematik ile alakalı eserleri</span></p>
<p> El- Kitab&#8217;ul Muhtasar fi&#8217;l Hesab&#8217;il Cebri ve&#8217;l Mukabele</p>
<p> Kitab al-Muhtasar fil Hisab el-Hind</p>
<p> El-Mesahat</p>
<p> Matematik alanındaki çalışmaları cebirin temelini oluşturmuştur. Bir dönem bulunduğu Hindistan’da sayıları ifade etmek için harfler ya da heceler yerine basamaklı sayı sisteminin (bkz. onluk sistem) kullanıldığını saptamıştır. Harezmî&#8217;nin bu konuda yazdığı kitabın Algoritmi de numero Indorum adıyla Latince&#8217;ye tercüme edilmesi sonucu, sembollerden oluşan bu sistem ve sıfır 12. yüzyılda batı dünyasına sunulmuştur.</p>
<p> <span style="color:#ff0000;">Astronomi ile alakalı eserleri</span></p>
<p> Ziyc&#8217;ul Harezmi</p>
<p>Kitab al-Amal bi&#8217;l Usturlab</p>
<p>Kitab&#8217;ul Ruhname</p>
<p> <span style="color:#ff0000;">Coğrafya ile alakalı eserleri</span></p>
<p> Kitab surat al-arz</p>
<p> <span style="color:#ff0000;">Tarih ile alakalı eserleri</span></p>
<p> Kitabûl Tarih</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/510/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/510/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/510/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/510/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/510/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/510/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/510/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/510/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/510/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/510/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/510/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/510/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/510/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/510/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=510&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/harezminin-hayati-ve-eserleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/harezmi1.jpg?w=110" medium="image">
			<media:title type="html">harezmi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ALİ KUŞÇUNUN HAYATI</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/ali-kuscunun-hayati/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/ali-kuscunun-hayati/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 10:28:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[  Onbeşinci yüzyılda yaşamış olan önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Babası Timur&#8217;un (1369-1405) torunu olan Uluğ bey&#8217;in doğancıbaşısı idi. &#8220;Kuşçu&#8221; lâkabı buradan gelmektedir.   Ali Kuşçu, Semerkand&#8217;da doğmuş ve burada yetişmiştir. Burada bulunduğu sıralarda, Uluğ Bey de dahil olmak üzere, Kadızâde-i Rûmî (1337-1420) ve Gıyâsüddin Cemşid el-Kâşî (?-1429) gibi dönemin önemli bilim adamlarından matematik [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=392&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-indent:30px;"><a href="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/kuscu.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-500" title="kuscu" src="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/kuscu.jpg?w=112&#038;h=150" alt="" width="112" height="150" /></a></p>
<p style="text-indent:30px;"> </p>
<p style="text-indent:30px;">Onbeşinci yüzyılda yaşamış olan önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Babası Timur&#8217;un (1369-1405) torunu olan Uluğ bey&#8217;in doğancıbaşısı idi. &#8220;Kuşçu&#8221; lâkabı buradan gelmektedir.</p>
<p style="text-indent:30px;"> </p>
<p style="text-indent:30px;">Ali Kuşçu, Semerkand&#8217;da doğmuş ve burada yetişmiştir. Burada bulunduğu sıralarda, Uluğ Bey de dahil olmak üzere, Kadızâde-i Rûmî (1337-1420) ve Gıyâsüddin Cemşid el-Kâşî (?-1429) gibi dönemin önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır. Ali Kuşçu bir aralık, öğrenimini tamamlamak amacı ile, Uluğ Bey&#8217;den habersiz Kirman&#8217;a gitmiş ve orada yazdığı Hall el-Eşkâl el-Kamer adlı risalesi ile geri dönmüştür. Dönüşünde risaleyi Uluğ Bey&#8217;e armağan etmiş ve Ali Kuşçu&#8217;nun kendisinden izin almadan Kirman&#8217;a gitmesine kızan Uluğ Bey, risaleyi okuduktan sonra onu takdir etmiştir.</p>
<p style="text-indent:30px;"> </p>
<p style="text-indent:30px;">Ali Kuşçu, Semerkand&#8217;a dönüşünden sonra, Semerkand Gözlemevi&#8217;nin müdürü olan Kadızâde-i Rûmî&#8217;nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçmiş ve Uluğ Bey Zîci&#8217;nin tamamlanmasına yardımcı olmuştur. Ancak, Uluğ Bey&#8217;in ölümü üzerine Ali Kuşçu Semerkand&#8217;dan ayrılmış ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan&#8217;ın yanına gitmiştir. Daha sonra Uzun Hasan tarafından, Osmanlılar ile Akkoyunlular arasında barışı sağlamak amacı ile Fatih&#8217;e elçi olarak gönderilmiştir.</p>
<p style="text-indent:30px;"> </p>
<p style="text-indent:30px;">Bir kültür merkezi oluşturmanın şartlarından birinin de bilim adamlarını biraraya toplamak olduğunu bilen Fatih, Ali Kuşçu&#8217;ya İstanbul&#8217;da kalmasını ve medresede ders vermesini teklif eder. Ali Kuşçu, bunun üzerine, Tebriz&#8217;e dönerek elçilik görevini tamamlar ve tekrar İstanbul&#8217;a geri döner. İstanbul&#8217;a dönüşünde Ali Kuşçu, Fatih tarafından görevlendirilen bir heyet tarafından sınırda karşılanır. Kendisi için ayrıca karşılama töreni yapılır. Ali Kuşçu&#8217;yu karşılayanlar arasında, zamanın ulemâsı İstanbul kadısı Hocazâde Müslihü&#8217;d-Din Mustafa ve diğer bilim adamları da vardır. İstanbul&#8217;a gelen Ali Kuşçu&#8217;ya 200 altın maaş bağlanır ve Ayasofya&#8217;ya müderris olarak atanır. Ali Kuşçu, burada Fatih Külliyesi&#8217;nin programlarını hazırlamış, astronomi ve matematik dersleri vermiştir. Ayrıca İstanbul&#8217;un enlem ve boylamını ölçmüş ve çeşitli Güneş saatleri de yapmıştır. Ali Kuşçu&#8217;nun medreselerde matematik derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur. Verdiği dersler olağanüstü rağbet görmüş ve önemli bilim adamları tarafında da izlenmiştir. Ayrıca dönemin matematikçilerinden Sinan Paşa da öğrencilerinden Molla Lütfi aracılığı ile Ali Kuşçu&#8217;nun derslerini takip etmiştir. Nitekim etkisi onaltıncı yüzyılda ürünlerini verecektir.</p>
<p style="text-indent:30px;"> </p>
<p style="text-indent:30px;">Ali Kuşçu&#8217;nun astronomi ve matematik alanında yazmış olduğu iki önemli eseri vardır. Bunlardan birisi, Otlukbeli Savaşı sırasında bitirilip zaferden sonra Fatih&#8217;e sunulduğu için Fethiye adı verilen astronomi kitabıdır. Eser üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde gezegenlerin küreleri ele alınmakta ve gezegenlerin hareketlerinden bahsedilmektedir. İkinci bölüm Yer&#8217;in şekli ve yedi iklim üzerinedir. Son bölümde ise Ali Kuşçu, Yer&#8217;e ilişkin ölçüleri ve gezegenlerin uzaklıklarını vermektedir. Döneminde hayli etkin olmuş olan bu astronomi eseri küçük bir elkitabı niteliğindedir ve yeni bulgular ortaya koymaktan çok, medreselerde astronomi öğretimi için yazılmıştır. Ali Kuşçu&#8217;nun diğer önemli eseri ise, Fatih&#8217;in adına atfen Muhammediye adını verdiği matematik kitabıdır.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/392/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/392/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/392/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/392/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/392/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/392/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/392/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/392/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/392/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/392/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/392/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/392/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/392/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/392/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=392&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/ali-kuscunun-hayati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/kuscu.jpg?w=112" medium="image">
			<media:title type="html">kuscu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İstiklal Marşı ve Açıklaması</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/istiklal-marsi-ve-aciklamasi/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/istiklal-marsi-ve-aciklamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 09:19:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşı]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşının Açıklaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=486</guid>
		<description><![CDATA[        İSTİKLAL MARŞI VE AÇIKLAMASI Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Mehmet Akif Türk milletine cesaret,ve tahammül aşılamak için ve onda bulunan duyguları harekete geçirmek için şiirine korkma sözüyle başlıyor. Bayrak bir milletin bir milletin geleceğinin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=486&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/bayrak.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-495" title="bayrak" src="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/bayrak.jpg?w=150&#038;h=112" alt="" width="150" height="112" /></a>        <a href="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/mehmet-akif.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-496" title="Mehmet-akif" src="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/mehmet-akif.jpg?w=150&#038;h=112" alt="" width="150" height="112" /></a></p>
<p>İSTİKLAL MARŞI VE AÇIKLAMASI</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.</span><br />
<span style="color:#ff0000;">O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;</span><br />
<span style="color:#ff0000;">O benimdir, o benim milletimindir ancak.</span></p>
<p>Mehmet Akif Türk milletine cesaret,ve tahammül aşılamak için ve onda bulunan duyguları harekete geçirmek için şiirine korkma sözüyle başlıyor. Bayrak bir milletin bir milletin geleceğinin ve bağımsızlığının sembolüdür. Bayrağın sönmesi türk milletinin istiklalini kaybetmesidir. Şair ülkemizde tek bir insan kalana kadar bu vatanı savunacağımızı belirtiyor. O halde en son türk bireyi son nefesini vermeden türk istiklal ve bağımsızlığını yok etmek, türk bayrağını söndürmek mümkün değildir. Zira bayrağımız milletimizin yıldızıdır. Bayrağın kaderi ile milletimizin kaderi birbirine bağlıdır. Bayrak bizimdir, biz yaşadıkça onu elimizdenkimse alamaz.<br />
Türk milletinin bütün fertlerini öldürmedikçe bağımsızlığını kimse yok edemez.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal&#8230;</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal!</span></p>
<p>Şair ikinci kıtada bayrağımızın o zaman ki kırgın, küskün, öfkeli halini dile getiriyor. Türk vatanının bazı parçaları, işgal edilmiştir. Bu yüzden bazı bölgelerde bayraklarımız indirilmiş yerine düşman bayrakları asılmıştır. Kaş çatmak öfke halini ifade eder. Kaş ayrıca edebiyatımızda hilale benzetilir. Sevgilinin kaşları daima hilal şeklinde gösterilmiştir. Bayraktaki hilal de tıpkı nazlı bir sevgilinin kaşı gibi çatılmıştır. Kahraman türk milletini üzmektedir. Türkün beklediği, özlediği gülen bir bayraktır.<br />
Türk bayrağının gülmesi göklerde dalgalanmasıdır. Bir aşığın sevgilisinden güler yüz beklemesi gibi bağımsızlığa aşık türk milletide özgürlüğün sembolü olan bayraktan gülmesini beklemektedir. Bu milletimizin en doğal hakkıdır. Çünkü türkler bağımsızlıkları ve bayrakları uğruna pek çok kan dökmüşlerdir. Bu kanları bayrağa helal etmeleri için onun da nazlanmayı bırakıp göklerde dalgalanması gerekir. Türk milleti daima Allah’a inandığı ve taptığı için özgürlük onun hakkıdır.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşrım!</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.</span></p>
<p>Şair “ben” diyor.(Ancak kastetdiği mana aslında bizdir türk milleti adına konuşmaktadır) Türk milleti ezelden beri hür yaşamıştır,hür yaşayacaktır. Onun özgürlüğünü elinden almak isteyen ancak çıldırmış olmalı,zira böyle bir harekete kalkışanlar ağır bir şekilde cezalandırılır. Türk milleti bağımsızlığı uğrunda önüne çıkacak her engeli aşacak güçtedir. O; böylesine yüce bir amaç için dağları delecek, enginlere sığmayıp,denizleri taşıracaktır güçtedir.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,</span><br />
<span style="color:#ff0000;">“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?</span></p>
<p>Bu kıtada şair vatanımızı istilaya kalkışan avrupalılara meydan okuyor. 20. asrın başında avrupa medeniyeti 19.yy. deki görkeminden oldukça uzaktır. O sebeple şair bayıyı tek dişi kalmış canavara benzetiyor. Ancak avrupa mevcut teknik imkanlarını seferber ederek topuyla, tüfeğiyle, tankıyla bizi yok etmeye çalışmaktadır. Mehmetçik ise bu güce topla, tüfekle, mızrakla, kılıçla cevap vermeye çalışmaktadır. Avrupalı kendini çelik zırhla korurken mehmetçik ona iman dolu altın göğsüyle karşılık vermektedir.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Arkadaş! Yurdumu alçakları uğratma, sakın.</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın&#8230;</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Şair kahraman Türk askerine hitap ediyor. Türk </span>yurdunu alçakları uğratmaması için gerekirse canını feda etmesini öneriyor. Şehit gövdelerinin meydana getireceği siperler düşmana mani olacaktır. Mehmet Akif düşmanın çok kısa bir süre içinde bu hayasızca akına son vereceği Allah’ın Türk milletine Kuran-Kerimde vaad ettiği zafer gününün yarından bile daha yakın bir zamanda doğacağına inanmaktadır.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.</span></p>
<p>Şair Türk ordusuna vatanın kutsallığını hatırlatıyor. Toprak ile vatan arasında büyük bir fark vardır. Toprağı vatan haline getiren onu elde etmek ve korumak için savaşan fertlerin varlığıdır. Kısacası sıradan bir toprak büyük bir değer taşımaz; ama vatan toprağı uğrunda şehit olan atalarımızın o topraktaki mezarlarıdır. Bu kutsal vatanı dünyalara değişmeyiz. Toprak dünyanın dünyanın her yerinde bulunur. Ancak atalarımızın kanlarıyla sulanan topraklar vatanımız üzerindedir.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Kim bu cennet vatanının uğruna olmaz ki feda?</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Canı, cananı, bütün varımı alsında Huda,</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.</span></p>
<p>Bu vatan cennet kadar kıymetlidir. Şehit olanların ruhu dini inanışımıza göre doğrudan doğruya cennete gider. Şehitleimiz bu vatan toprağında yattığı için cennetten farksızdır. Bir avuç toprağı sıksak şehitler fışkıracak sanırız. Canımızdan çok sevdiğimiz insanları varımızı yoğumuzu Allah alsında yalnız yaşadığımız sürece bizi vatanımızdan ayrı düşürmesin.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli-</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.</span></p>
<p>Allah’a şair hitap ediyor. Mehmet Akif’in Allah’tan tek dileği ibadetyerlerinin göğsüne düşman elinin değmemesidir. Camilerimizden okunan ezanlar sonsuza kadar türk yurdunun üstünde inlemelidir. Çünkü bu ezanlar dinimizin temelidir.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım,</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na’şım;</span><br />
<span style="color:#ff0000;">O zaman yükselerek arşa değer belki başım.</span></p>
<p>Ezan sesleri yurdumuzun üstünde inledikçe şehitlerimizinde ruhları şaad olacaktır. Ezan sesi sadece yaşayanlara değil, ölülere hatta onların mezar taşlarına bile tesir eden yüce bir anlam taşır. Şehit atalarımızın her şeyden arınmış ruhları yerden fışkıracak, ezan sesiyle ayağa kalkacak ve dışa yükselecektir.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Dalgalan sen de şafakalar gibi ey şanlı hilal!</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;</span><br />
<span style="color:#ff0000;">Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!</span></p>
<p>Şair zafer gününün heyecanını yaşıyor. Şanlı bayrağımız dalgalandıkça gökyüzünü şafakla yarış edercesine gökyüzünü kızıl renge boyamaktadır. Türk milleti yeniden bağımsızlığına kavuşmuştur. Atrık onun için yok olma korkusu kalmamıştır. Bayrağımız şehitleri mizin kanlarını hak etmiştir. Bağımsızlık Allah’a tapan ve doğruluktan ayırmayan Türk milletinin en doğal hakkıdır.</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Mehmet Akif ERSOY</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/486/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/486/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/486/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=486&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/istiklal-marsi-ve-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/bayrak.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">bayrak</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/mehmet-akif.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">Mehmet-akif</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Çalıkuşu Roman Özeti</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/calikusu-roman-ozeti/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/calikusu-roman-ozeti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 09:07:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çalıkuşu Roman özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=484</guid>
		<description><![CDATA[ÇALIKUŞU                     Pek küçük yaşındayken annesi ölen feride, babası da sınır sınır dolaşan bir subay olduğu için büyükannesinin yanında büyümüştür. Okul çağına gelince Feride’ yi İstanbul’ da ki bir Fransız kız yatılı okuluna yollamışlardır. Feride neşeli, zeki, çok asi, ele avuca sığmaz çok hareketli bir kızdır. Fırsat buldukça bir erkek gibi ağaçlara tırmanıp daldan dala [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=484&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÇALIKUŞU</p>
<p><a href="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/calikusu.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-488" title="calikusu" src="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/calikusu.jpg?w=106&#038;h=150" alt="" width="106" height="150" /></a>                    <a href="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/c3a7alc4b1kuc59fu1.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-491" title="çalıkuşu" src="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/c3a7alc4b1kuc59fu1.jpg?w=103&#038;h=150" alt="" width="103" height="150" /></a></p>
<p>Pek küçük yaşındayken annesi ölen feride, babası da sınır sınır dolaşan bir subay olduğu için büyükannesinin yanında büyümüştür. Okul çağına gelince Feride’ yi İstanbul’ da ki bir Fransız kız yatılı okuluna yollamışlardır. Feride neşeli, zeki, çok asi, ele avuca sığmaz çok hareketli bir kızdır. Fırsat buldukça bir erkek gibi ağaçlara tırmanıp daldan dala atladığı için öğretmenlerinden biri onu çalıkuşuna benzetmiş, sonra da bu benzetme, onun adı olarak kalmıştır.</p>
<p>Babasının da ölmesi üzerine Feride’ nin, yakını olarak sadece bir teyzesi kalmıştır. Feride, okulun büyüklü küçüklü tatillerini her zaman teyzesinin evinde geçirmektedir.Bu teyzenin Kamuran adlı, Feride’ den büyük bir oğlu vardır. Kamuran Feride’ ye karşın ağır başlı, kız gibi bir erkekdir. Bu yüzden Feride sürekli onla dalga geçmektedir. Fakat bunların arasında Kamuran, Feride’ yi farkinda olmadan büyük bir aşkla sevmeye başlamışdır. Bu sevgi bir sure sonra karşılıkta görür. Feride de Kamurana karşılık vermektedir. Feride’ nin teyzeside bu durumu çok istediği için, Feride okulunu bitirdikten sonra iki gencin evlenmeleri kararlaştırılır.</p>
<p>Düğün hazırlıkları tamamlanmak üzereyken, bir gün kadının teki çıka gelir ve Feride’ ye Kamuran’ ın Avrupa’ da bulunduğu sırada orda bir kızla aşk yaşadığını söyler. Bu durum hiçbir şeyi umursamaz gibi görünen Feride’ yi çok derinden etkilemiştir. Feride bunun sonucunda gururuna yenilir ve derhal teyzesinin evinden uzaklaşır, yolunu izini kaybettirir. Bu yüzden evlenmede gerçekleşemez.</p>
<p>Feride nereye gideceğini düşünürken onu çok seven süt annesi aklına gelir ve oraya gider. Süt annesi onu görünce çok sevinmiştir. Feride bir süre süt annesinin evinde kalır. Bu arada oraya buraya başvurur bir iş için çünkü süt annesini daha fazla rahatsız edemeyeceğini ve yanındaki paranın da ona çok fazla yetmeyeceğini bilmektedir. Başvurularının sonunda Anadolu da bir ilkokul öğretmenliği elde eder. Şimdi o hayat dolu hiçbir şeyi umursamayan genç kız artık bir öğretmen olmuştur. Feride Anadolu’ yu hiç yadırgamaz. Zeyniler adlı bir köyde öğretmenliğe başlar. Zeyniler köyü Anadolu’ nun çok ücra bir köşesindedir. Bu köyde Feride yaptığı her şeyi günlüğüne yazmaya başlar.</p>
<p>Bir zamanlarının hayat dolu asi genç kızı şimdi hayatı tanıma yolundadır.İster istemez ağır başlı olmayı öğrenmiştir. Ama başına gelen bunca şeye rahmen kötümser değildir. O köydeki fakir üstü yırtık pırtık olan öğrencilerini çok sevmiştir. Öğrencilerinin her biriyle ayrı ayrı ilgilenmek ona büyük bir zevk vermektedir. Öğrencileri arasında Munise adında ortada kalmış, annesi kötü yola düşmüş bir kız vardır. Annesi yüzünden köylüler kızıda hiç sevmiyorlar. Feride, Munise’ ye acır ve onu evlatlık alır. Feride cok mutlu olmuştur , aynı zamanda Munise’de çok sevinmiştir bu olaya.</p>
<p>Bir süre sonra Zeyniler köyü okuluda kapatılır. İşsiz kalan Feride başka bir yerde öğretmenlik yapmak için başvurmak amacıyla ile gider. Milli Eğitim Müdürlüğünde eski bir okul arkadasına rastlar ve onunla Fransızca konuşur, Milli eğitim müdürüde bu olayı görünce, Feride’ yi merkezde kız öğretmen okulunda fransızca öğretmeni olarak görevlendirir. Feride fiziki olarak çok güzel bir kızdır ve bu fiziki güzelliğinin burda çok fazla göze çarpması Feride’ yi endişelendirir. Ayrıca Feride’ nin öğretmenlik yaptığı okuldaki müzik öğretmenide Feride’ ye karşı büyük bir aşk duymaktadır. Fakat bu aşk bir ümitsiz vakadır. Ayrıca şehirde büyük dedikodularada yol açmıştır. Feride’ nin burda peşine bir çok erkek düşmüştür. Bu durum ise Feride’ yi endişelendirmektedir. Bu yüzden tayinini ister. Böylece birkaç yer dolaşır. Bir surede İzmir’de varlıklı bir ailenin kızlarınada özel ders verir. Fakat Feride’ nin gittiği her yerde muthiş fiziği ve güzelliği başına dert açmaktadır. Feride’ bu güzelliği ve yalnızlığı çok kişinin dikkatini çekmektedir.</p>
<p>Feride daha Zeyniler’deyken bir askerin yaralanması ve oraya getirilmesi sırasında doktor Hayrullah Beyle tanışmıştır. Doktor, Feride’ ye bu kadar güzel bir kızın böyle bir yerde ne aradığını, kesinlikle bir aşk meselesi yüzünden gelmiş olduğunu söylemiş Feride ise bunu reddetmistir.Yıllardan sonra tekrar Kuşadasın’ da buluşurlar.Bu sırada Feride’ nin okulu kapatılıp hastaneye çevrilmiştir. Feride artık doktorum himayesine girmiştir. Bir hasta bakıcı gibi doktora yardım etmiştir. Doktor Feride’ yi ve artık büyümüş olan Munise’ yi kendi öz kızları gibi sevmektedir. Ancak bu sırada doktor bir gün ağır hastalığı olan birine bakmaya gittiği zaman Munise ağır bir sekilde hastalanır. Doktor dönesiye kadar kız yavaş yavaş, acı çeke çeke ölür. Munise’ nin nezle sanılan hastalığı kuşpalazıdır.</p>
<p>Feride, Munise’ nin ölmesinden sonra kendini kaybedecek şekilde hastalanır. Günlerce doktorun evinde yatar. İyileştiği sıralarda doktor Hayrullah bey ne kdar yaşlı olursa olsun ikisi için bir söylenti cıkmıştır. Bu da o zamanın şartlarından dolayı olmuştur. Kasabayı türlü dedikodular alıp götürmektedir. Bekar bir erkeğin evinde genç güzel ve bekar bir kadının olması cok fazla dedikoduya yol açmıştır. Doktor bu dedikodulardan kurtulmak için çok pratik bir yol bulmuştur. Feride’ yide zorla ikna ederek evlenmişlerdir. Ancak tabiki bu evlilik sadece kağıt üzerindedir ve dedikoduların bitmesi içindir. Feride doktoru babası gibi sevmektedir. Doktor, Feride’ nin defterini bulmuş ve baştan sona kadar okumuştur. Feride’ nin her şeye rağmen Kamurano sevdiğini öğrenmiştir. Gizli araştırmalar yapar. Kamuran bu zaman içinde evlenmiş ve eşi olmüştür. Şimdi dört yaşlarındaki çocuğu ile yaşamaktadır. Doktor, Kamuran’a bir mektup yazar ve bu mektupta Kamuran’ a bütün olan biteni anlatır. Feride’ yse bu sırada defterinin kaybolduğunu sanmaktadır ve defterini bütün aramalarına karşın bulamamıştır. Doktor yazdığı mektupla defteri ve bazı belgeleri paket haline getirmiştir. Feride’ ye ölümünden sonra bu paketi Kamuran’ a götürmesini vasiyet etmiştir.Doktor zaten oldukça yaşlıdır bu yüzden kısa bir süre sonra da ölür.</p>
<p>Feride, doktorun ölümünden sonra, hem paketi teslim etmek hem de çok özlediği teyzesini görmek üzere, Tekirdağı’ na teyzesinin yanına gider. Niyeti orda fazla kalmamaktır. Paketi teslim edip bir iki gün kalıp Kuşadası’ na geriye dönmektir. O günlerde ne rastlantı ki dinlenmek icin Kamuran’ da tekirdagı’ na gelmiştir. Feride paketin içinde neler bulunduğunu bilmemektedir. Bu içinde neler bulunduğunu bilmediği paketi teslim eder. Ama doktorum öldüğünü onlardan gizlemiştir. Böylece Kuşadasın’ da doktorun yaşadığı bahanesiyle zorlanmadan geriye dönebileceğini ummaktadır. Fakat umduğu gibi olmaz teyzesi bu paketi Feride gitmeden bir gün önceden Kamuran’ a verir. Kamuran o gece kardeşiyle birlikte defteri okur. Böylece, Feride’ nin kendisini hala sevmekte olduğunu anlar. Hemde doktorun tembihlerini öğrenir. Kendisiyse, Feride gittiğinden beri Feride’ yi unutamamiştir ve hala sevmektedir.</p>
<p>Feride, yeterince kaldığını ve geri dönmesi gerektiğini söyleyerek yola çıkmak üzere hazırlanır. Feride hayatla cok didişmiş ve artık bu gücünü yitirmiştir. Artık doktorunda olmadığı Kuşadası’ na gitmek onunda hic işine gelmemektedir. Kuşadası’ na dönmek, Feride’ yi cok fazla üzmüştür. Ama bu durumunu etrafındakilere hiç belli etmemektedir. Bunu atrafındakilerin anlamasını istemez. Feride’ yi götürecek araba kapıya yaklaşır. Fakat bu bir oyundur. Kamran ve kardeşinin hazırladığı bir oyundur. Feride arabaya yaklaştığı zaman arabadan birden Kamuran iner ve feride’ yi kucaklar. Zaten tüm ev halkıda Feride’ nin tekrar yuvadan uçmasını istemiyorlardır. Bunun için tüm ev halkı elbirliği yapmıştır. Feride’ nin tüm istemiyormuş gibi davranmaları olmaz demeleri falan boşadır. Kırık dökük kelimelerle bu oyundan kurtulmaya çalışmıştır ama nafile kurtulamamıştır. Çünkü, Kamran artık kararlıdır ve ikinci bir gaflete düşmeyecektir. Bunu Feride’ yede onu bir daha kaybetmeyi göze alamayacağını ve onu suan bile deliler gibi sevdiğini söyler. Çalıkuşu, gizli bir mutlulukla ve huzurla kendini Kamuran’ ın kollarına atar.</p>
<p>ROMANDAN ALINTI</p>
<p>&#8230; İki saat sonra muhtar, Munise’ nin babasıyla beraber mektebe geliyordu. Ben bu adamı fena çehreli, korkunç, zalim bir adam diye tasavvur ediyordum. Halbuki ufak tefek, hasta, yorgun bir ihtiyardı. Bana, İstanbul’ lu olduğunu, fakat kırk seneden beri memleketini görmediğini söyledi. Eski bir rüyayı anlatır gibi tereddütlerle Sarıyer’ den, Aksaray’ dan bahsetti. Munise’ yi bana vermeye razı oluyordu; fakat ona pek cok acıdığını hissettim. Çocuğu mesut etmek için elimden geleni yapacağımı, onu daima kendisine göstereceğimi vaadettim.<br />
Zeyniler’ in fakir, karanlık mektebi bu güne kadar, böyle bir kavram, böyle şenlik görmedi. Bundan eminim. Munise ile sevincimizden odalara, sofalara, sığamıyorduk. Kahkahalarımız, saçaklardan uyuşmuş kuşları uyandırıyor gibi tavanlardan şen cıvıltılar geliyordu.<br />
Munise, birkaç saat içinde nazlı bir küçük hanım halini almıştı. Al faniladan bir elbisem vardı ki, ben giyemezdim. Onu bir parça daraltıp kısaltarak ona koket bir kostüm yaptım. Kız bu elbise içinde, nasıl anlatayım, bir içim su, ağza alınınca eriyen fondan şekerleri gibi bir şey oldu.<br />
Kar, bir gün evvelki şiddetini kaybetmekle beraber hala devam ediyordu. Akşamdan evvel, çocuğu elinden tutarak bahçeye çıkardım. Hatice hanım, Zeyni baba’ nın kandillerini yakmaya gidinceye kadar gezdik, birbirimizi kovaladık, mezar taşları arasında top muharebesi yaptık.<br />
Neşemiz, ihtiyar kadının çatık yüzünü bile güldürmüştü: Haydi artık içeri girin, üşüyeceksiniz, hasta olacaksınız derken tatlı tatlı sırıtıyordu.<br />
Üşümek mi? İnsanın içinde güneş yanarken üşümek mi? Bu akşam, gökyüzü bana, batıdan doğuya kadar dallarını uzatmış bir ağaç gibi göründü; yavaş yavaş sallandıkça, üstümüze çiçeklerini döken kocaman bir yasemin ağacı!</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/484/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/484/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/484/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/484/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/484/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/484/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/484/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/484/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/484/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/484/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/484/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/484/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/484/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/484/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=484&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2010/12/30/calikusu-roman-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/calikusu.jpg?w=106" medium="image">
			<media:title type="html">calikusu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dostsever.files.wordpress.com/2010/12/c3a7alc4b1kuc59fu1.jpg?w=103" medium="image">
			<media:title type="html">çalıkuşu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>YÜRÜ YÜRÜ YALAN DÜNYA</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/yuru-yuru-yalan-dunya/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/yuru-yuru-yalan-dunya/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 22:19:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=476</guid>
		<description><![CDATA[Yürü yürü yalan dünya Yalan dünya değil misin Yedi kez boşalıp yine Dolan dünya değil misin Bir od bıraktı özüme Duman girdi gözüme Bu gözle bugün yüzüme Gülen dünya değil misin Bir od bıraktın vay dile Tutuştum yandın dert ile Kıyamete bir kurt ile Kalan dünya değil misin Nide idim dağlar aşıp Dağlar aşıp sular [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=476&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:medium;font-family:Times;">Yürü yürü yalan dünya<br />
Yalan dünya değil misin<br />
Yedi kez boşalıp yine<br />
Dolan dünya değil misin</p>
<p>Bir od bıraktı özüme<br />
Duman girdi gözüme<br />
Bu gözle bugün yüzüme<br />
Gülen dünya değil misin</p>
<p>Bir od bıraktın vay dile<br />
Tutuştum yandın dert ile<br />
Kıyamete bir kurt ile<br />
Kalan dünya değil misin</p>
<p>Nide idim dağlar aşıp<br />
Dağlar aşıp sular geçip<br />
Havanın önüne düşüp<br />
Yelen dünya değil misin</p>
<p>Yunus Emre&#8217;m sür sefayı<br />
Sür sefayı çek cefayı<br />
Ol Muhammed Mustafa&#8217;yı<br />
Alan dünya değil misin<br />
</span></p>
<p><span style="font-size:medium;font-family:Times;">Yunus Emre</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/476/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/476/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/476/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=476&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/yuru-yuru-yalan-dunya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>TAŞTIN YİNE DELİ GÖNÜL</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/tastin-yine-deli-gonul/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/tastin-yine-deli-gonul/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 22:18:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=474</guid>
		<description><![CDATA[Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın Nidem elim ermez yâre Bulunmaz derdime çare Oldum ilimden avare Beni bunda eğler misin Yavı kıldım ben yoldaşı Onulmaz bağrımın başı Gözlerimin kanlı yaşı Irmağ olup çağlar mısın Ben toprak oldum yolunda Sen aşırı gözetirsin Şu karşıma göğüs geren Taş [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=474&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:medium;font-family:Times;">Taştın yine deli gönül<br />
Sular gibi çağlar mısın<br />
Aktın yine kanlı yaşım<br />
Yollarımı bağlar mısın</p>
<p>Nidem elim ermez yâre<br />
Bulunmaz derdime çare<br />
Oldum ilimden avare<br />
Beni bunda eğler misin</p>
<p>Yavı kıldım ben yoldaşı<br />
Onulmaz bağrımın başı<br />
Gözlerimin kanlı yaşı<br />
Irmağ olup çağlar mısın</p>
<p>Ben toprak oldum yolunda<br />
Sen aşırı gözetirsin<br />
Şu karşıma göğüs geren<br />
Taş bağırlı dağlar mısın</p>
<p>Harami gibi yoluma<br />
Aykırı inen karlı dağ<br />
Ben yârimden ayrı düştüm<br />
Sen yolumu bağlar mısın</p>
<p>Karlı dağların başında<br />
Salkım salkım olan bulut<br />
Saçın çözüp benim içün<br />
Yaşın yaşın ağlar mısın</p>
<p>Esridi Yunus&#8217;un canı<br />
Yoldayım illerim kanı<br />
Yunus düşte gördü seni<br />
Sayru musun  sağlar mısın</p>
<p>Yunus Emre</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/474/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/474/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/474/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/474/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/474/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/474/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/474/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/474/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/474/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/474/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/474/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/474/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/474/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/474/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=474&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/tastin-yine-deli-gonul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ŞOL CENNETİN IRMAKLARI</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/sol-cennetin-irmaklari/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/sol-cennetin-irmaklari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 22:17:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=472</guid>
		<description><![CDATA[Şol cennetin ırmakları Akar Allah deyü deyü Çıkmış İslam bülbülleri Öter Allah deyü deyü Salınır tuba dalları Kur&#8217;an okur hem dilleri Cennet bağının gülleri Kokar Allah deyü deyü Kimi yiyip kimi içer Hep melekler rahmet saçar İdris nebi hülle biçer Diker Allah deyü deyü Altındandır direkleri Gümüştendir yaprakları Uzandıkça budakları Biter Allah deyü deyü Aydan [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=472&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:medium;font-family:Times;">Şol cennetin ırmakları<br />
Akar Allah deyü deyü<br />
Çıkmış İslam bülbülleri<br />
Öter Allah deyü deyü</p>
<p>Salınır tuba dalları<br />
Kur&#8217;an okur hem dilleri<br />
Cennet bağının gülleri<br />
Kokar Allah deyü deyü</p>
<p>Kimi yiyip kimi içer<br />
Hep melekler rahmet saçar<br />
İdris nebi hülle biçer<br />
Diker Allah deyü deyü</p>
<p>Altındandır direkleri<br />
Gümüştendir yaprakları<br />
Uzandıkça budakları<br />
Biter Allah deyü deyü</p>
<p>Aydan arıdır yüzleri<br />
Misk ü amberdir sözleri<br />
Cennette huri kızları<br />
Gezer Allah deyü deyü</p>
<p>Hakk&#8217;a âşık olan kişi<br />
Akar gözlerinin yaşı<br />
Pür nur olur içi dışı<br />
Söyler Allah deyü deyü</p>
<p>Ne dilersen Hak&#8217;tan dile<br />
Kılavuzla gir bu yola<br />
Bülbül âşık olmuş güle<br />
Öter Allah deyü deyü</p>
<p>Açıldı gökler kapısı<br />
Rahmetle doludu hepisi<br />
Sekiz cennetin kapısı<br />
Açar Allah deyü deyü</p>
<p>Rıdvandürür kapı açan<br />
İdrisdürür hülle biçen<br />
Kevser şarabını içen<br />
Kanar Allah deyü deyü</p>
<p>Miskin Yunus var dostuna<br />
Koma bugünü yarına<br />
Yarın Hakk&#8217;ın divanına<br />
Varam Allah deyü deyü<br />
</span></p>
<p><span style="font-size:medium;font-family:Times;">Yunus Emre</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/472/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/472/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/472/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/472/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/472/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/472/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/472/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/472/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/472/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/472/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/472/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/472/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/472/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/472/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=472&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/sol-cennetin-irmaklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>SENİ SIYGAYA ÇEKER/BİR MOLLA KASIM GELİR</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/seni-siygaya-cekerbir-molla-kasim-gelir/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/seni-siygaya-cekerbir-molla-kasim-gelir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 22:16:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=470</guid>
		<description><![CDATA[Ben dervişim diyene Bir ün edesim gelir Tanıyuban şimdiden Varup yetesim gelir Sırat kıldan incedir Kılıçtan keskincedir Varıp anın üstüne Evler yapasım gelir Altında gayya vardır İçi nâr ile pürdür Varıp ol gölgelikte Biraz yatasım gelir Ta&#8217;n eylemen hocalar Hatırınız hoş olsun Varuban ol tamu&#8217;da Biraz yanasım gelir Ben günahımca yanam Rahmet suyunda yunam İki [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=470&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:medium;font-family:Times;">Ben dervişim diyene<br />
Bir ün edesim gelir<br />
Tanıyuban şimdiden<br />
Varup yetesim gelir</p>
<p>Sırat kıldan incedir<br />
Kılıçtan keskincedir<br />
Varıp anın üstüne<br />
Evler yapasım gelir</p>
<p>Altında gayya vardır<br />
İçi nâr ile pürdür<br />
Varıp ol gölgelikte<br />
Biraz yatasım gelir</p>
<p>Ta&#8217;n eylemen hocalar<br />
Hatırınız hoş olsun<br />
Varuban ol tamu&#8217;da<br />
Biraz yanasım gelir</p>
<p>Ben günahımca yanam<br />
Rahmet suyunda yunam<br />
İki kanat takınam<br />
Biraz uçasım gelir</p>
<p>Andan Cennet&#8217;e varam<br />
Hak&#8217;kı Cennet&#8217;te görem<br />
Hûri ile gılmanı<br />
Bir bir koçasım gelir</p>
<p>Derviş Yunus bu sözü<br />
Eğri büğrü söyleme<br />
Seni sıygaya çeker<br />
Bir Molla Kasım gelir<br />
</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/470/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/470/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/470/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/470/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/470/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/470/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/470/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/470/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/470/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/470/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/470/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/470/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/470/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/470/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=470&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/seni-siygaya-cekerbir-molla-kasim-gelir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>NİTEKİM BEN BENİ BİLDİM</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/nitekim-ben-beni-bildim/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/nitekim-ben-beni-bildim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 22:15:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=468</guid>
		<description><![CDATA[Nitekim ben beni bildim Yakın bil kim Hakkı buldum Korkum anı buluncaydı Şimdi korkudan kurtuldum Ben kimseden korkumazam Ya bir zerre kayırmazam Ben imdi kimden korkayım Korktuğum ile bir oldum Azrail gelmez yanıma Sorucu gelmez sinime Bunlar benden ne sorarlar Onu sorduran ben oldum Canlılar bizden el alır Cansızlar eri ne bilir Hem verirler hem [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=468&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:medium;font-family:Times;">Nitekim ben beni bildim<br />
Yakın bil kim Hakkı buldum<br />
Korkum anı buluncaydı<br />
Şimdi korkudan kurtuldum</p>
<p>Ben kimseden korkumazam<br />
Ya bir zerre kayırmazam<br />
Ben imdi kimden korkayım<br />
Korktuğum ile bir oldum</p>
<p>Azrail gelmez yanıma<br />
Sorucu gelmez sinime<br />
Bunlar benden ne sorarlar<br />
Onu sorduran ben oldum</p>
<p>Canlılar bizden el alır<br />
Cansızlar eri ne bilir<br />
Hem verirler hem alırlar<br />
Ben bir ulu divan oldum</p>
<p>Yunus&#8217;a Hak açtı kapı<br />
Yunus Hakk&#8217;a kılır tapı<br />
Benim işim devlet bâki<br />
Ben kul iken sultan oldum</p>
<p>Yunus Emre</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/468/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/468/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/468/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/468/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/468/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/468/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/468/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/468/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/468/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/468/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/468/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/468/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/468/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/468/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=468&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/nitekim-ben-beni-bildim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>MİSKİNLİK İLE GELSİN</title>
		<link>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/miskinlik-ile-gelsin/</link>
		<comments>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/miskinlik-ile-gelsin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 22:14:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dostsever</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dostsever.wordpress.com/?p=466</guid>
		<description><![CDATA[Miskinlik ile gelsin Kimde erlik var ise Merdivenlerden iterler Yüksekten bakar ise Gönül yüksekte gezer Daima yoldan azar Dış yüzüne o sızar İçinde ne var ise Aksakallı bir koca Hiç bilmez ki hâl nice Emek yemesin hacca Bir gönül yıkar ise Gönül Çalab&#8217;ın tahtı Çalap gönüle baktı İki cihan bedbahtı Kim gönül yıkar ise Sağır [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=466&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:medium;font-family:Times;">Miskinlik ile gelsin<br />
Kimde erlik var ise<br />
Merdivenlerden iterler<br />
Yüksekten bakar ise</p>
<p>Gönül yüksekte gezer<br />
Daima yoldan azar<br />
Dış yüzüne o sızar<br />
İçinde ne var ise</p>
<p>Aksakallı bir koca<br />
Hiç bilmez ki hâl nice<br />
Emek yemesin hacca<br />
Bir gönül yıkar ise</p>
<p>Gönül Çalab&#8217;ın tahtı<br />
Çalap gönüle baktı<br />
İki cihan bedbahtı<br />
Kim gönül yıkar ise</p>
<p>Sağır işitmez sözü<br />
Gece sanır gündüzü<br />
Kördür münkirin gözü<br />
Âlem münevver ise</p>
<p>Az söz erin yüküdür<br />
Çok söz hayvan yüküdür<br />
Biline bu söz yeter<br />
Sende gevher var ise</p>
<p>Sen sana ne sanırsan<br />
Ayruğa da anı san<br />
Dört kitabın mânâsı<br />
Budur eğer var ise</p>
<p>Bildin gelenler geçmiş<br />
Konanlar geri göçmüş<br />
Aşk şarabından içmiş<br />
Kim mânâ duyar ise</p>
<p>Yunus yoldan ırasın<br />
Yüksek yerde durmasın<br />
Sinle sırat görmesin<br />
Sevdiği didar ise<br />
</span></p>
<p><span style="font-size:medium;font-family:Times;">Yunus Emre</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dostsever.wordpress.com/466/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dostsever.wordpress.com/466/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dostsever.wordpress.com/466/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dostsever.wordpress.com/466/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dostsever.wordpress.com/466/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dostsever.wordpress.com/466/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dostsever.wordpress.com/466/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dostsever.wordpress.com/466/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dostsever.wordpress.com/466/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dostsever.wordpress.com/466/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dostsever.wordpress.com/466/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dostsever.wordpress.com/466/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dostsever.wordpress.com/466/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dostsever.wordpress.com/466/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dostsever.wordpress.com&amp;blog=1485672&amp;post=466&amp;subd=dostsever&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dostsever.wordpress.com/2008/12/25/miskinlik-ile-gelsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/f3b3dbe478cc3fdd8d346b83be49c6cb?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dostsever</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
