Feed on
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Kıssa-Hikaye’ Category

İki Nur Sahibi

Kufe’de bir adam üçüncü Halife Hz. Osman için “Yahudiymiş” diye tutturmuştu. Herkes bunun asılsız olduğunu, imkansız olduğunu söylüyor ama adam bir türlü ikna olmuyordu. Bu konu İmam-ı Azam’a da duyuruldu. “Adamı bu saçma inancından kimse caydıramadı, sununla bir de siz görüşseniz” dendi. “Hay hay” dedi İmam-ı Azam, bir akşam bu kıza dünürlüğe diye adamın evine [...]

Read Full Post »

Bir Akşam Alacası

Akşamın dar vakti. Sokakta kalmanın insana acı verdiği saatler.
Çocukluğumdan kalma bir tekerleme doldurur bu saatleri daima. “Evli evine, köylü köyüne. Evi olmayan…” Bu saatlerde sanki bütün insanlar öteki insanlara gidebilecekleri bir evlerinin olduğunu ispat etmek telâşına düşer.
Çoğunun yüzünde buruk bir yorgunluk vardır bu saatlerde. Çalışan kadınlar eve gidince yeni baştan başlayacak [...]

Read Full Post »

Tırnak Kadar Yer

Yıllar önce bir gün Hamdi Abimin evinde misafirdim.Akşam onu ziyaretine Nedim adında bir arkadaşı geldi ve “Benim arsayı satacağım.Arsamın komşusu Selami bana 20 Milyon lira teklif ediyor” dedi.Devamla “ama ben ona vermek istemiyorum .Ona satarsam senin annenin ve babanın sınır komşusu olacak ve annenin ,babanın tavukları arsasına girse itiraz eder anneni ve babanı üzebilir ben [...]

Read Full Post »

Eyvah Mahvoldum

Genç mühendis, işe yeni başladığı şirketteki bir toplantı sırasında, masa üzerindeki gazeteye göz atıp âniden yerinden fırladı ve; “Eyvah mahvoldum!” gibilerden bir şeyler söyleyip koşar adımlarla odasına girdikten sonra, kapısını da arkadan kilitledi.
Bir anda içeride buz gibi bir hava esti. Önce şirket sahibi, toplantıyı bir bıçak gibi kesip dedi ki:
- Bu işte bir [...]

Read Full Post »

Azrailin Güzelliği

Onk. Dr. Haluk Nurbaki’den gerçek bir hatıra-
Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum.
Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve [...]

Read Full Post »

Bir zaman çok zengin bir adam, çocuklarına şöyle vasiyette bulunur:
Ben ölüp yıkanınca, şu eski çoraplarımı ayağıma geçirin, ben bunlarla gömülmek istiyorum.
Vakit saat gelir bu zengin vefat eder.
Cenaze yıkandıkdan sonra oğulları çorapları alıp getirirler:
Babamızın vasiyeti var, şu eski çorapları ona giydireceğiz derler.
Cenazeyi yıkayan hoca efendi bunu katiyyen kabul etmez.
Bu sefer [...]

Read Full Post »

İsa aleyhisselam bir ağacın altında dua eden birini gördü. Dikkatlice baktığında adamın ayakları yürümeyen bir kötürüm olduğunu anladı. İki gözü de görmüyordu. Vücudunda ise baras hastalığı olduğu anlaşılıyordu. Ama adam bütün bunlara rağmen ellerini kaldırmış mutluluktan uçacakmış gibi dua ediyordu:
– Ey nice zenginlere vermediği nimeti bana ikram eden Rabbim! Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!..
Hazret-i [...]

Read Full Post »