
Yahudi’nin Selanik’te kurduğu İttihat Terakki mason teşkilatı hararetli bir şekilde çalışmaya başlamıştır. Halkın içine sızan bu mason teşkilatı, padişah aleyhinde haberler yaymaya başlamıştır. Talat paşalar, Mithat paşalar hep bu mason teşkilatının üyeleridir. Yüce kitabımızda harpler çıkartan bu melun millet hakkında şöyle bahsedilmektedir:
“Bir de Yahudi’ler ALLAH (c.c.)n eli bağlıdır “cömert değildir” dediler. Bu dedikleri söz sebebi ile elleri hayır yapmak hususunda bağlandı ve lanetlendiler. Doğrusu ALLAH (c.c.)n kudret elleri açıktır. dilediği gibi İhsan eder, yemin olsun ki ya Muhammet (S.A.V.) sana ALLAH (c.c.)n indirdiği ayetler onlardan bir çoğunun azgınlığını ve kafirliğini artıracaktır, bununla beraber biz onların arasına kıyamete kadar sürecek kin ve düşmanlığı bıraktık, onlar “Yahudiler” her ne zaman harp için bir yangın tutuşturdularsa ALLAH (c.c.) onu söndürdü, daima yeryüzünde karışıklık çıkartmak için çalışırlar. ALLAH (C.C.) ise fesat çıkaranları sevmez.” (EL MAİDE SURESİ) Ayet – 64-1914 tarihi yaklaşırken, Belçika’da bir halk ayaklanması olur, devletler bu ayaklanmayı normal bir ayaklanma zannederler. Tıpkı Polonya’da Velasa’nın önderliğindeki halk ayaklanması gibi, oysa Yahudiler, bu ayaklanma ile yaklaşmakta olan bir dünya savaşının işaretini vermektedirler, bu işareti o zamanlar sadece Almanlar anlar. Yahudilere çıkartacak oldukları savaşta kendilerini mali ve istihbarat yönünden desteklemeleri durumunda savaş sonrası Filistin’i kendilerine vermeyi vaad ederler. Oysa Yahudiler Almanlarla Osmanlı’nın yenik düşeceği bir savaşın planlarını hazırlamışlardır. Bunun yanında Fransızları, İngiliz ve İtalyanları desteklemişlerdir. Bir Ağustos 1914′te Alman orduları Çarlık Rusya’sına savaş açmış hemen akabinde Osmanlı ile Almanlar arasında dört maddelik bir antlaşma imzalanmıştır, anlaşmanın dört maddesinden İlki şöyledir:
1- Alman orduları Çarlık Rusya’ya savaş açtıkları takdirde Osmanlı orduları Alman ordularının yanında savaşa katılacaklardır. Bu anlaşma iki ağustos 1914 tarihini taşımaktadır. Oysa savaş 1 Ağustos 1914′te başlamıştır. Bu şu demektir! Osmanlı başlamış bir savaşa İttihat Terakki mensubu dört mason paşa tarafından Yahudi’nin emri ile itilmiştir. Padişahtan habersiz olarak imzalanan anlaşma, Osmanlı’ya tam bir felaket getirecektir. Bu anlaşmayı imzalayan mason paşalarsa şunlardır Mithat paşa, Avni paşa, Menteş paşa. Talat paşadır. Ordunun başında bulunan bu mason paşalar, Türk Milleti’ni mahvolacakları bir savaşa İtmişlerdir. Almanlar bu savaşta yenilmişlerdir. Neticede Osmanlı da yenik sayılmıştır. Savaş sonrası Rusya’da Marks İsimli bir Yahudi İşçi sınıfını ayaklandırarak çarlığı yıkmış, Yahudi’nin batıda icat ettiği kapitalizmin değişik bir sömürü tipi olan komünizmi Rusya’da kurmuştur. Bu ihtilal hakkında protokoller şöyle demektedir:
“Marks işçiye baktı ve işçinin ezildiğini gördü, işçinin ezilmişliğini temel taşı yapıp üzerine Yahudi’nin iki bin yıllık ezilmişliğini oturttu. İşçiye neden eziliyorsunuz da ayaklanmıyorsunuz dedi ve işçiyi çarlığa karşı ayaklandırdı. (Yahudi protokollerinden)
Birinci dünya savaşı sonrası Çarlık Rusya Yahudi hakimiyetine giriyordu, zira dünyaya yayılan Yahudilerin yüzde altmış beşi Rusya’da yaşıyordu. İkinci dünya savaşından sonra İsrail’in kurulmasıyla bölük bölük İsrail’e geleceklerdi. komünist ihtilalin yetmiş önderlerinden altmış dokuzu Rus Yahudilerindendi.
Tarihin şu cilvesine bakınız. Miladi Onuncu asırda Moskof kralı VALDAMlR halkına yeni bir din arıyordu, bir çok dinlerin mümessilleri kendi dinlerini izah için gelmişlerdi. Bunların içinde Yahudiler de vardı. VALDAMlR bunların tebdili din maddesindeki kanaat verici delillerini dinledikten sonra vatanlarının neresi olduklarını sordu. Onlar da Kudüs’tür fakat gazabı ilahi bizi bütün dünyaya dağıttı dediler. VALDAMlR öyleyse siz Allah’ın lanetine duçar olmuşsunuz demektir. Hal böyleyken başkalarına hak yolunu nasıl gösterebilirsiniz. Defolun buradan biz de sizin gibi vatansız olmak istemeyiz diye Yahudi heyeti tebşiriyesini nezdinden çıkardı. (İntişarı İslam tarihi Sayfa 250)
Yahudiler Asırlar sonra bu kovuluşun intikamını komünist ihtilalle Rus halkından aldılar, Rusya’yı kana buladılar.
“M. Kohen isimli Yahudi (Der Kommunist) gazetesinde şöyle yazıyordu:
Hiç mübalağa etmeden denebilir ki sosyal büyük Rus ihtilali Yahudilerin eseridir. Yahudiler yalnız bu işi idare etmekle kalmamışlar, Sovyet davasını da ele almışlardır. Biz Yahudiler Kızıl Ordu’nun sevk ve idaresi Leon Trotsky’nin elinde bulunduğu müddetçe huzur içinde bulunabiliriz. Bu satırlardan Rusya’yı bugünkü vahim sonuçlara kimlerin düşürdüğü çok açık anlaşılmaktadır.
İhtilal sonrası Çekoslovakya sınırında vurulan bir Rus Yahudi askerinin cebinden Avrupalı Yahudilere iletilmek üzere yazılmış su mesaj] çıkar. “Tanrıya şükürler olsun ki nihayet Rus halkının göz yaşlarını bize gösterdi. Fakat henüz işimiz bitmemiştir. Onların aydınlarını da yok etmemiz lazım ki arzuladığımız hakimiyet gerçekleşmiş olsun.” Amerika’nın New York kentindeki Yahudi bankerler komünist ihtilale para yardımı yaptıklarını gururla söylüyorlardı. Kapitalizm nasıl dünya Yahudi hakimiyetine yardım ediyorsa, Komünizm bu hizmetin neticesini belirleyecekti.
Yahudi batıda Edim Smith vasıtası ile ihtas ettiği kapitalizmi manivela olarak kullanıp doğu sosyalizmini yavaş yavaş batıya kaydıracak neticede bütün
bir dünya halkının proletarya yapıp kendisi İsrail de dünyanın tek patronu olacaktır. Nitekim böyle olmaya başlamıştı. Birinci dünya savaşı sonrası sosyalizm devamlı batıda yayıldı. Birçok ülkede kapitalizm gerilemeye başladı. Doğuda Çekoslovakya, Macaristan, Polonya gibi ülkeler Komünizmin kontrolüne girerken, bunun yanında Kuzey Yemen, Güney Yemen parçalanması, Küba’nın gitmesi, Güney Kore, Kuzey Kore parçalanması, Çin’in komünistleşmesi, Fransa, İngiltere, İtalya sosyalist hareketleri ve daha birçok ülkede komünizm hızlı bir yayılma göstermişti. Biraz önce de belirttiğimiz gibi Yahudi’nin Dünya hakimiyeti ancak komünizmle mümkün olacaktı. Yahudi sistemli bir şekilde dünyayı bu kölelik dairesinin içine çekip insanlığın tek efendisi olmayı planlamıştı.
Yahudi’nin Osmanlı üzerinde oynayacağı oyunsa akıllara durgunluk verecek cinstendi. Zira Osmanlı af edilemezde. Yahudi’nin emellerini engelleyen Abdülhamit ise asla Osmanlı’nın üzerinde oynanan oyuna bir misal ile açıklık getirelim.
Namus düşmanı bir zorba göz koyduğu bir kızı elde etmek ister, fakat bu isteğini iffet sahibi kızın kabule yanaşmayacağını bilir ve onu elde etmek için sinsi bir plan hazırlar. Kendi gibi dört arkadaş bulur, onlara bu masum kızı dağa kaçırmalarını söyler. Bu dört eşkıya kızı Önce dağa kaçırırlar. Daha sonra arkadaşları olan zorba bir kahraman edasıyla arkadaşları olan eşkıyaların elinden kızı kurtarır. Zavallı masum kız bu kaçırmanın ve kurtarmanın bir oyun olduğunu anlayamaz.Kendini kurtaran zorbayı bir kahraman bir kurtarıcı zanneder ve ona minnettar olur. Ne acıdır ki bu minnet borcunu namusuyla öder. Zorba namuslu kızın minnet duygusundan yararlanarak onu iğfal eder. Ve menfur emeline hazırladığı oyun sayesinde ulaşmış olur.
İttihat Terakki mason cemiyeti Abdülhamit’i tahtından indirmek için Selanik ordusunu Yahudi’nin emriyle yola çıkartır. Yüce Sultan kan akmasın diye bu muhacirler ordusunun karşısına Anadolu evladından oluşan hassa ordusunu çıkarmaz. Hamit gider yeter ki kan akmasın deyip kendini feda eder. Zaman baykuşların ötme zamanıydı. Yarasaların çığlık atacakları karanlık çöküyordu. Bülbüller susmalıydı artık her şeyin bir taktir bir ecel bir kaderi bir zamanı vardı, bu öyle bir zamandı ki şakiler arasında zeybek yalnız kalmış ve sırma cepkeni kanlar içinde yatıyordu. Bu durumu merhum Necip Fazıl şu satırlar ile anlatmaya çalışır.